12 Şubat 2009 Perşembe

EKOTURİZİM NEDİR?

EKOTURİZİM NEDİR?

Ekoturizm, oldukça yeni bir kavram. İlk kez 1992 Rio Çevre Zirvesi'nde sürdürülebilir bir dünya ve çevre için kriterler ortaya konmuştu. Bu kriterler, turizme de uyarlanarak, çevreye zarar vermeden, ondan yararlanma yöntemlerinin geliştirilmesi ve tüm yerli halkların kültürlerini yoketmeden, onların turizm faaliyetlerinden yararlanmalarının sağlanması şeklinde özetlenmişti.Günümüze kadar geçen süreç içinde, giderek "ekoturizm" kavramı ve tanımı benimsendi ve 2002 yılının Mayıs ayında, Kanada'nın Quebec kentinde, 133 ülkeden gelen 1100 delegenin katılımıyla yapılan "Dünya Ekoturizm Zirvesi"nde, tüm ülkelerin benimsediği ortak bir tanım saptandı. Buna göre ekoturizm, "yeryüzünün doğal kaynaklarının sürdürülebilirliğini güvence altına alan, bunun yanısıra yerel halkların ekonomik kalkınmasına destek olurken, sosyal ve kültürel bütünlüklerini koruyup gözeten bir yaklaşım ya da tavır" olarak benimsendi.Bu kavramı benimseyen ülkelerin, doğal sonuç olarak benimsemeleri gereken prensipler ve uygulayacakları yöntemler ise şöyledir:
Ekoturizm politikaları geliştirmek ve planlama yapmak
Ekoturizm için kurallar geliştirmekEkoturizm alanında ürün geliştirmek, pazarlama ve tanıtım yapmak

Ekoturizmin getiri ve götürülerini ( maddi ve manevi ) izleyip saptamak

Ekoturizmde uyulması gereken kurallar


Yukarıdaki tanım uyarınca ekoturizm, herşeyden önce "çevre ve kültür değerlerinin sürdürülebilirliğini garanti altına alan, yerel halklara maddi yarar sağlayan turizm" olarak kavransa da, ağırlıklı faaliyet alanı olarak doğada yapılan turizm türlerini kapsamaktadır.Buna göre, el değmemiş doğada yapılan tüm turizm çeşitleri, ekoturizmin kapsamına girmektedir. Ekoturizmin iki önemli kriterinden biri olan , "doğal çevrenin sürdürülebilirliği" ilkesine, bu doğa turlarında sıkı sıkıya uyulmalıdır.Doğa turlarında seçilen rota, bu turlar için eğitilmiş uzman rehber kullanılması, turlarda mutlaka uyulması gereken kurallar, çok önemlidir. Gerek tur düzenleyen acentaların, gerekse tur katılımcılarının uyması gereken diğer kurallar ise şöyle özetlenebilir:- Milli Park, Doğal koruma alanı,vb. ilan edilmiş bölgelerde, ilgili bakanlık ve kurumlarca konulmuş kurallara kesinlikle uymak, girilmesi ya da kamp yapılması yasak ya da kısıtlamalı bölgelerdeki yasaklara uymak,- Gezilen veya kamp yapılan yerlerde belirlenmiş gezi rotaları varsa, bunlara kesinlikle uymak, tecrübeli doğa rehberinin uyarı ve yol göstericiliğine uymak- Gezilen yerlerde flora ve faunaya asgari zarar verecek şekilde hareket etmek- Gezi faaliyeti sırasında çevreye hiçbir şekilde atık bırakmamak, doğada silinemeyecek izler bırakmamak- Özellikle nesli tehlikede bulunan hayvanların bulunduğu bölgelerde gürültü,vb. kirlilik yaratmamak- Acentalar için: flora ve faunanın korunmasına özel önem verilen yerlerde gerek yıl içinde, gerekse uzun vadede tur rotalarını, koruma ilkelerini gözeterek, sık sık değiştirmek;yetkili resmi kurumlar tarafından doğa ve dağ rehberliği sertifikasyonu varsa, mutlaka sertifikalı rehberler kullanmak, eğer yoksa, doğa turları konusunda uzman kurum ve kişilerden eğitim almış tecrübeli rehberler kullanmak


Ekoturizmin ikinci önemli kriteri olan "yerel kültürlerin sürdürülebilirliği ve yerel halkların bu turizm faaliyetinden yarar sağlaması" ilkesi ise, iki önemli prensibi barındırıyor. Birincisi, ekoturizm faaliyetinin yapıldığı bölgenin yerel halkının, bu faaliyetten maddi bir pay alması.Bunu sağlamak için öncelikle, uluslararası büyük tur operatörlerinden ziyade, ülke hatta bölge çapındaki daha küçük acentaların ekoturizm faaliyetinde yeralması arzu ediliyor. Bu acentaların, tur programlarını yaparken, olabildiğince tur gereksinimlerini bölgeden sağlamaları, bölgeye maddi yarar sağlanmasının önemli bir önkoşulu. İkinci önemli prensip ise, bir bölgeye turizm aracılığıyla katkı sağlarken, maddi ve manevi kültür unsurlarının bozulmaması prensibi.Otantik kültürlerin, ahlaki değerlerin bozulmadan yaşadığı bölgelerde, turist gruplarının bu değerlere saygılı davranması gerekiyor. ( kılık-kıyafet konusuna özen göstermek, dini ve ananevi değerlere saygılı davranmak, yerel yeme-içme-eğlenme,vd. geleneklere uyumlu davranmak ve mümkün olduğunca katılmak, vs. gibi ) Ayrıca maddi kültür eserlerine de saygılı davranmak, korumacılığı desteklemek, gerek turizm profesyoneli, gerekse tüketici olarak, yerel dokuyla uyuşmayan modern mimari ürünleri yerine, koruma altına alınmış otantik yapılarda hizmet veren konaklama tesislerini tercih etmek ve desteklemek gerekiyor. Artık tüm dünyada bu çevreci tutumu benimseyen acentalar ve onların turları destek görüyor ve tercih ediliyor. Hatta bu anlayışla faaliyet gösteren acentalara, özel ödüller, belgeler veriliyor. Gerçekten de, insanların tüm yeryüzünde birbiriyle buluşması, kaynaşması ve barış içinde bir arada bulunmasını sağlayan turizm hareketleri, ancak böylesi bir anlayışla, var olan değerlere zarar vermeden sürdürülebilir.


Türkiye'nin Ekoturizmdeki şansı ve bulunduğu nokta


Ülkemizin zengin coğrafyası ve doğal potansiyeli, doğa turizmi türleri açısın-dan büyük bir şanstır, ancak bilinçsizce davranılması sonucunda, hızla çevre de-ğerlerinin bozulması da kaçınılmaz olacaktır. Bu potansiyel tehlikeyi acilen görüp, doğa içinde yapılan tüm turizm türlerinde "çevreyle barışık" tarz ve yöntemleri benimsemeliyiz. Ekoturizm kavramı Türkiye'de yeni tanınan bir kavram ve maalesef, resmi kurumlar bu turizm türünün sürdürülebilmesi için, gerekli düzenlemeleri yapmış değiller. Bu konuda ilgili bakanlıkların ( Turizm, Orman, Çevre, Kültür ) acilen koordineli bir çalışmayla, ortak ve kesin kurallar ( ve gerekli yerde cezalar ) saptamaları, dağ ve doğa rehberliği için sertifikasyon programları geliştirip uygulamaya koymaları, ekoturizm bölgeleri ve rotaları saptanması, en öncelikli önlemlerdir.Bunlarla paralel olarak ve daha uzun bir süreç boyunca da, hem turizm profesyonellerinin, hem de bölge halklarının, ekoturizm konusunda bilinçlendirilmeleri ve eğitilmeleri gelmelidir. Özellikle ekoturizmden gelir sağlayacak olan bölge halklarının, sahibi ve bekçisi oldukları doğal ve kültürel zenginliklerin bilincine varmaları ve ancak bunları koruyarak, insanlığa ve kendilerine fayda sağlayacaklarını kavramaları gerekmektedir. Yerel yöneticilere ve bölge halklarına, ekoturizm tür ve çeşitleri ve yöntemleri hakkında eğitim, kurs ve brifingler verilmeli, kendilerinin de ürün ve eko-konaklama imkanları geliştirmesi için destek sağlanmalıdır. Turizme erken açılmış bazı kıyı bölgelerimiz hariç, henüz ülkemizin pek çok bölgesinde doğa bozulmamış ve bakirdir ve özellikle endemik türler, flora ve fauna konusunda dünyada eşine az rastlanır bir zenginlik vardır. Buna sosyo-kültürel değerler de eklenince, Türkiye, ekoturizm konusunda potansiyel bir cennettir. Bu potansiyeli değerlendirip geliştirmek, hepimizin görevidir.


KAYNAKLAR

10 Şubat 2009 Salı

ORGANİK TARIM TOPRAĞA YARARLI

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Uzun: 'Üreticiler tarlada verim artsın, daha çok ürün çıksın diye tarım ilaçları kullanıyor, toprağı kirletiyor. Organik tarımla toprağın canlılığı korunuyor' dedi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ZiraatFakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Uzun, verimin artması için kullanılan tarım ilaçlarının toprağı kirlettiğini, organik tarımın,toprağın temizlenmesi için de gerekli olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Uzun, yaptığı açıklamada, doğadaki dengenin, suni gübre ve zirai ilaç kullanımı ile büyük ölçüde bozulduğunu söyledi. Daha çok ürün almak uğruna toprağın kirletildiğini, bilinçlendirmeçalışmalarının da işe yaramadığını ifade eden Prof. Dr. Uzun, şu bilgileri verdi: "Tükettiğimiz yiyecekler, içecekler, çok sayıda katkı maddesibarındırıyor. Üreticiler, tarlada verim artsın, daha çok ürün çıksın diye tarımilaçları kullanıyor, toprağı kirletiyor. Bu ilaçlar insan ve toprak sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Yapılan bütün açıklama ve uyarılara rağmen ilaç kullanımı devam ediyor. Bilinçli tarım yapılmıyor." Prof. Dr. Uzun, tarımda kimyasal ilaç kullanan çiftçilerde kanser riski görülme olasılığının fazla olduğunu, ABD'de yapılan bir araştırmada tarımda kimyasal ilaç uygulayan kişilerin uygulamayanlara göre 5 kat daha fazla kansere yakalanma riski olduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle de organik tarımın daha da önem kazandığını kaydetti.

"TOPRAĞI ORGANİK TARIM KURTARABİLİR"
Gübre ve zirai ilaç kullanımı ile toprağın giderek verimsizleştiğini, kirlendiğini belirten Prof. Dr. Sezgin Uzun, bu nedenle organik tarımın geliştirilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı. Organik gıda ürünlerinin insan sağlığı için çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Uzun, şöyle devam etti: "Organik tarımla toprağın canlılığı korunuyor. Yapılan bir araştırmada, organik ürünlerle beslenen insanların çok daha huzurlu ve sağlıklı olduğu ispatlanmıştır. Gelecekte daha sağlıklı nesillerin yetişmesi için şimdiden önlem alınması gerekmektedir." Organik tarım çalışmalarının geliştirilmesi ve verimin arttırılması gerektiğini bildiren Prof. Dr. Uzun, üniversite olarak, organik tarım uygulamasına geçmek isteyen bütün üreticilere destek sağladıklarını söyledi.

ORGANİK TARIM ÜZERİNE İNGİLTEREDE STAJ YAPMAK İSTER MİSİNİZ?




İngiltere de organik tarım üzerine staj yapmak istiyorsaniz ,


adresinine staj yapmak istediğinizi belirten bir E-mail atmanız yeteli olacaktır.
UĞUR ÖDEVCİ

SARIMSAĞIN ORGANİK TARIMDA KULLANIMI


Sarımsak yağ spreyi

Zararlılar üzerinde repellent etki yapar. Mineral yağ veya saf sabunla karıştırıldığında etkili bir insektisit meydana gelir. Sarımsak yağ spreyinin aynı zamanda fungusit etkisi de gözlemlenmiştir. Trichoplusia ni, afitler, beyaz sinek, Forficula auricularia L. kontrolünde etkili olmuştur. Bazı yetiştiriciler patates böceği ve kırmızı karıncalara etkili olmadığını belirlemiştir. Spreyin hazırlan-ması için 3 tane 28 gramlık çok ince doğranmış sarımsak dişinin 2 çay kaşığı mineral yağ içersinde en az 24 saat bekletmek gerekir. Yavaşça içerisine yarım litre su ilave edilir. Karışımı sağlandıktan sonra süzülerek kavanoz içerisine bekletilmek üzere aktarılır. Karışımdan 1-2 çorba kaşığı alınarak yarım litre su ile karıştırılır. Bu oran etkili oluyorsa daha fazla su ilave edilerek uygulama yapılabilir. Uygulama tüm bitki yüzeyi ıslanacak şekilde yapılmalıdır. Yağa duyarlı olabilecek süs bitkilerinde uygulama kontrollü yapılmalıdır.



Sarımsak spreyi

1 sarımsak soğanı,1 lt su, 1 orta boy soğan, 1 çorba kaşığı kırmızıbiber, 1 çorba kaşığı sıvı sabun karıştırılarak hazırlanır. Sarımsak ve soğan küçük küçük kesilerek karıştırılır. Su içerisine konularak bir saat beklenir. Bir saat sonra sıvı sabun ilave edilir. Karışım dolapta bir hafta bekletilebilir. Sümüklü böceklere karşı kullanılabilir. Gene aynı şekilde soğan sarımsak spreyi olarak yaprakları yiyerek zarar yapan böcekler için tarifler bulunmaktadır. Bu spreyin hazırlığı 4 kırmızı biber, 4 soğan, 2 baş sarımsak 'tan karışım hazırlanarak karışım sabunlu su içerisinde 24 saat bekletilir. Süzülerek üzerine 2 lt su ilave edilip uygulama yapılır. Serin şartlarda bu solüsyon 2 haftadan daha fazla süre bekletilebilir. Sarımsak spreyi patates böceği, kaphra böceği, cruciferalarda zarar yapan larvalar ve nematotlarda etkili olmaktadır.

ORGANİK TARIM RESİMLERİ











09 Şubat 2009 Pazartesi

Sahte organik ürünler nasıl ANLAŞILIR?

Sahte organik ürünler nasıl ANLAŞILIR?

Organik ürülerde ihracat arttı, aracılar yüzünden iç talep frenlendi. Ürünlerin Avrupa'Ya gittiğini belirten Prof. Dr. Nurgül Türemiş, tüketicinin sahte 'organik'ler yüzünden güvenini yitirdiğini söylüyor
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurgül Türemiş, dünyada her yıl yüzde 30 büyüyen organik ürün talebinin, Türkiye’de, aracıların yüksek kar marjı nedeniyle frenlendiği, ihracatın ise arttığını söyledi.Türemiş, yetiştirilme süreçlerinde herhangi bir kimyasal kökenli madde ile takviye edilmeyen, bu sayede insan sağlığını, bu yönüyle tehdit etmeyen organik ürünlerin tüketiminin dünyada hızla yaygınlaştığını, buna karşın Türkiye’de istenilen tüketici kitlesine ulaşamadığını belirtti.Organik üründe dünyada yaklaşık 30 milyar dolarlık bir pazar bulunduğunu ve her yıl yüzde 30 büyüme gösterdiğini anlatan Türemiş, Türkiye’deki pazar büyüklüğünün ise 20 milyon dolarla sınırlı kaldığını, bunun nedeninin ise aracıların yüksek kar hırsı olduğunu söyledi.Türemiş, Türkiye’nin Çin ve Hindistan ile organik üründe dünyanın en büyük 3 ihracatçı ülkesi olduğuna dikkati çekerek, "Bu potansiyele rağmen Türk çiftçisinin yetiştirdiği organik ürünleri Avrupalı yiyor. İhracat daha çok Almanya, İngiltere, İsviçre, Avusturya, Hollanda, Fransa ve Danimarka’ya yapılıyor" dedi.Türkiye’nin organik ürün ihracatının resmi olmayan rakamlara göre yaklaşık 100 milyon dolar civarında olduğunun tahmin edildiğini belirten Türemiş, şöyle devam etti: "İç piyasadaki tıkanmayı aşmanın yolu, organik ürünü ucuza satmaktan geçiyor. Tüketici, pahalı olduğu için organik ürün almıyor. Oysa, yasa gereği organik ürünler üreticiden tüketiciye doğrudan pazarlanabilir, yani toptancı hallere girme zorunluluğu bulunmuyor. Bu nedenle tüm il, ilçe ve beldelerde belediyeler, organik ürün üreticilerine doğrudan satış noktaları tahsis etmek zorunda."Acaba organik mi?Türemiş, organik ürün tüketimini olumsuz etkileyen bir başka faktörün ise tüketicideki güvensizlik olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Tüketici, organik ürünü alacak ama organik olup olmadığı kaygısı yaşıyor. Oysa, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, resmi web sitesinde organik ürün yetiştiren firmaların isimlerini yayınlıyor. Ayrıca, organik ürünün etiketinde Tarım Bakanlığı’nın organik tarım logosu yer almalı. Ekolojik ürünler, diğer ürünlerden ayrı reyon ve bölümlerde satışa sunulmalı. Organik ürün reyonu olduğu açıkça belirtilmeli. Ayrıca, ürünün kapalı ambalajda olması zorunluluğu da var. Tüketiciler bunlara dikkat ederlerse yanılma payları kalmaz."Türemiş, Türkiye’de pestisitlerin en fazla imal edildiği yerin İstanbul en fazla kullanıldığı yerin ise Akdeniz Bölgesi ve Çukurova olduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla pestisitlerin olumsuz etkileri de en fazla bu bölgelerde görülüyor. İlaç kalıntılarının neden olduğu sağlık sorunlarının organik ürün tüketimiyle bertaraf edilmesinin mümkün olduğu unutulmamalı" dedi.

ORGANİK ÜRÜNLER YARARLI MI?

GIDALARI OLUŞTURAN MADDELERİNBESLENME FİZYOLOJİSİ YÖNÜNDENBESİN DEĞERLERİ ve SAĞLIĞA ETKİLERİ

ORGANİK ÜRÜNLER
Gerçekten daha mı yararlı?
Tüketici Organik Ürünlere Ödediği paranın karşılığını alabiliyor mu?
Bu çalışma Almanca konuşan ülkeler Almanya, Avusturya ve İsviçre’de gıda maddeleri ve tarım sistemleri üzerine yapılan araştırmaları Türk Kamuoyuna duyurmak için yapılmıştır. GIDA
MADDELERİ MERCEK ALTINDA
Bilimadamlarının konvansiyonel ürünler ile organik ürünler arasındaki farkları belirlemek için yapmış oldukları 175 bilimsel araştırma sonuçlarını değerlendiren Heyetin ulaştığı kesin sonuç:
ORGANİK ÜRÜN DAHA İYİ
GIDALARI OLUŞTURAN MADDELERİN BESLENME FİZYOLOJİSİ YÖNÜNDEN
BESİN DEĞERLERİ ve SAĞLIĞA ETKİLERİ
D a h a h a s s a s ö l ç ü m m e t o d l a r ı D a h a k e s i n a n a l i z s o n u ç l a r ı
Gıdaların ışık emme kapasiteleri ve ışınları alıkoyma sürelerini ölçümleme metodları sayesinde
organik besinlerle konvensiyonel besinler arasındaki farklar bariz olarak belirlenmiştir. M et o d l a r ı n y e n i b i r k o m b i n a s y o n u
P - DEĞERİ

pH değeri,redokspotansiyeli ve elektrik iletkenliği parametrelerinin bileşiminden oluşan
P-değeri kalite belirlenmesinde kolaylık sağlamıştır.
Kafeslerde yetiştirilen tavukların yumurtalarında belirgin olarak kötü P- değerlerine rastlanmıştır.
ORGANİK GIDALARIN BESİN DEĞERLERİ DAHA ÜSTÜN

İşte kanıtları : D a h a i y i y a ğ a s i t l e r i
Jena Üniversitesinde yapılam araştırmalarda organik sütlerde konvensiyınel olanlara göre üç kat daha fazla linoleik asit bulunmuştur.Bu yağ asitlerinin kanser önleyici olduğu bilinmektedir. D a h a y ü k s e k o r a n d a l e s i t i n
Organik yumurtalarda lesitin miktarı daha yüksek bulunmuştur.Yumurta lesitini damardaki
kolesterolü bloke etmektedir. D a h a ç o k m i n e r a l m a d d e D a h a f a z l a i z e l e m e n t
Patates ve soğanda magnezyum %29, demir %21 daha fazla çıkmıştır.
Selenyum,çinko ve krom gibi iz element oranları da yüksektir. D a h a ç o k a n t i o k s i d a n
Organik sistemde kimyasallar kullanılmadığı için sebze ve meyvelerde daha bol antioksidan daha çok likopen,daha bol vitamin C oluşur. Bu maddeler insn sağlığını koruyuc özellik taşırlar. Zirai ilaç kullanımından doğan fark
Kimyasal-sentetik bitki koruma ilaçları ve büyüme hormonları kullanımı Organik sistemde yasaktır. Doğaya yabancı olan bu zehirli maddenin meyve ve sebzeler üzerindeki kalıntıları konvansiyonel – organik farkının en belirgin göstergesidir.Organik ürünlerde zirai ilaç ve hormon kalıntısına rastlanmamıştır. Y a p a y g ü b r e k u l l a n ı m ı n d a n d o ğ a n f a r k
Organik tarımda azot ihtiyacı doğaya yabancı olmayan organik gübrelerle karşılanır.
Organik sebzelerde önemsiz derecede Nitrata raslanmıştır. Konvansiyonel ürünlerde, bilhassa yeşil yapraklı ve yumrulu sebzelerde Nitrat konsantrasyonu yüksek bulunmuştur. Nitrat kanser oluşumuna zemin hazırlıyor. I s ı n l a n m a u y g u l a n m a z
Organik ürünlerin iyonize edilmesine ve radyoaktif ışınlanmasına izin verilmez. Işınlanmış yemlerle hayvan beslemek, hayvan ve insan sağlığı yönünden negatif sonuçlar doğurmuştur. A f l a t o k s i n ( k ü f m a n t a r ı z e h i r i ) i s t e n m e z.
Organik sistemde hayvanlara küflü yem yedirilmez. Konvansiyonel sütte bariz olarak yüksek aflatoksin değerlerine ulaşılmıştır. Sebebi konvansiyonel sığır beslemede kullanılan küflü yemlerdir. G e n T e k n o l o j i s i n e g e r e k d u y u l m a z
Doğanın manipüle edilmesine izin verilmez.
Organik tarım GDO' dan uzak durur.
GDO lar üzerindeki yasak kesin olarak uygulanır.
Genetiği değiştirilmiş tohum, fide, fidan, doku, damızlık hayvan ve embriyo kullanımına izin yoktur GDO’lu bitkilerden hayvan yemi olmaz. Gıda işlemede mikro organizmalar kullanılmaz.
GÜVEN DUYMAK İYİDİRKONTROL ETMEK DAHA İYİ

Organik (Bio) ürünler için kontrol garantisi var.
Tüketicilerin emin olabilmeleri amacıyla piyasaya çıkarılan bio-besinler AB Yönetmeliği 2092/91'e göre üretildiklerini belirleyen sıkı kontrol sistemleri yürürlüktedir. Bio ürünlerin üretiminin ilk başladığı çiftliklerden ürünlerin işleme yerleri üzerinden satışına kadar süren ürün akışı tam anlamıyla kontrol edilmektedir. Her Organik işletme devlet tarafından yetkili kılınmış ve akredite edilmiş kontrol kuruluşlarınca denetlendikten sonra, ürünlerin organik olduğunu belirten sertifikalarını alır.
ORGANİK TARIMIN DÖRT BOYUTU
Organik tarımın ekolojik,ekonomik,sağlık ve sosyal açılardan incelenmesi
Organik tarım ürünlerinin sadece konvansiyonel ürünlerle kalite mukayesesi değil, bilakis her iki sistemin kaynak kullanımı, ekonomi anlayışı, insan sağlığına saygı ve sosyal yaklaşım yönlerinden de değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonuç;
ORGANİK TARIM HER YÖNDEN DAHA YARARLI
DAHA AZ SORUN
DAHA ÇOK AĞIZ TADI EKOLOJİK AÇIDAN
Organik sistem doğaya saygılıdır.Kaynak kullanımı doğaya aykırı değildir.
Bilimsel araştırmalarda tarımsal başarılar çevre ve iklim yönünden incelenmiş ve fikir birliğiyle şu sonuca varılmıştır: Bütün işletmecilik sistemleri içinde Organik Tarım ekolojik yönden en uygunudur.İşte kanıtları : Düşük Enerji Kullanımı
Organik Tarımda fosil enerji kullanımı konvansiyonel tarıma göre %65 daha azdır. Daha az CO2 emisyonu
Organik sistem iklimi stabilize eder. Toprak yapısındaki humus yoluyla daha fazla CO2 hapseder. Böylece atmosfere salınan CO2 miktarı en aza iner.Ekim nöbetine sıkça giren baklagiller uzun süre
yeşil kaldıkları vejetasyon sürecinde atmosferden diğer bitkilere göre daha fazla CO2 emerek emisyon azalmasına önemli ölçüde katkı sağiar. Önemsiz derecede toprak erozyonu
Organik tarımda ekim nöbeti, ara ekim, alt ekim gibi sistemlerle toprak erozyonu azalma eğilimindedir. Çiftlik gübresi ve yeşil gübreleme ve damla sulama sistemleriyle toprağın içindeki besin maddesinin yıkanması önlenir. İçme suyunun korunması
Atık sularda nitrat araştırmaları şu sonuçları vermiştir :
Hayvan besleyen işletmelerden organik olanlarda 27 mg Nitrat / Litre, konvensiyonel olanlarda 79 mg Nitrat / Litre değerleri bulunmuştur. Avusturya da içme suyu üst sınırı 50 mg Nitrat / Litre değerindedir.
Organik Tarım Sistemi
YERALTI SULARINI KİRLETMEZ.
Organik çiftçiler Yer altı sularını değil toprağı gübreler.Organik çiftçilik içmesuyu rezervlerinin korunmasına katkı sağlar. Bio çeşitliliğin korunması
Bio çeşitlilik Organik tarımda başlıca faktördür. Burada kalıtsal bio çeşitlilik, yaşam alanı bio çeşitliliği ve türlerin çeşitliliği zikredilir.
· ORGANİK SİSTEM KUŞLARI KORUR
Kuşlar organik tarım alanlarını tercih ederler. Organik tarım yapılan arazilerin kenarında konvansiyonel sistemdekinden %32 daha fazla kuş bulunmuştur. Sonbahar ve kışın bu sayı %44 oranına yükselmiştir. Kuşlar zararlı böcekleri yerler.
· ORGANİK TARIM BÖCEKLERİ KORUR
Organik topraklar üzerinde konvansiyonel topraklarınkinin iki katı böcek yaşar. Faydalı böcekler sayı ve çeşit bakımından organik sistemde daha zengindir.
· ORGANİK TARIM SOLUCANLARI SEVER
Organik tarım yapılan topraklarda %50 daha fazla solucan yaşar. Solucanlar toprağı havalandırır, drene eder ve karıştırarak toprağı verimli yapar. Etçil böcekler otçul böcekleri yerler.
· ORGANİK TARIM AKARSULARI ve GÖLLERİ GÖZETİROrganik tarım sulak alanları sever.
Organik çiftçilik içmesuyu havzalarını yapay gübre ve zehirli ilaçlarla kirletmez.
Organik çiftlikler civarındaki sular, bitki koruma maddeleriyle, konvansiyonel ilaçlamaya nazaran daha az kirlenir.Akarsu ve göllerde balıkların ve diğer canlıların yaşam sürekliliğini korur.
USULÜNCE HAYVAN BESLEME

Ekolojik açıdan hayvan yetiştirme bitkisel üretim kadar önemlidir.
Organik yetitiricilikte hayvanların rahat haraket edebilmeleri, refah içinde yaşayabilmeleri esastır. Bir Bio – İşletme , kendi bünyesinde yetişen bio – yemlerle besleyebileceği sayıda hayvan barındırır.

· ORGANİK TARIM SİSTEMİNDE HAYVANLAR DAHA RAHAT YAŞAR
- Her inek kendi yavrusunu kendisi doğurur. Organik sistemde embriyo transferi yoktur.
- Sun'i tohumlama yerine doğal aşım uygulanır.
· ORGANİK ÇİFTLİKTE
- Hayvanlar dopingli olmaz. Bio-yem hormon ihtiva etmez.
- Buzağılar bio-süt içerler. Süt tozu yasaktır.
- Hayvanlar hastalanınca doğal yollardan iyileştirilir. Çiftçi ve veteriner hekimler hayvan hastalıkları için izin verildiği ölçüde doğal maddeleri ve tamamlayıcı tedavi metodlarını kullanırlar.
Süt ineklerinin organik yemleri daha iştahla yedikleri gözlemlenmiştir.
EKONOMİK AÇIDAN
Organik tarımda verim düşüktür, işçilik payı daha fazladır. Bu yüzden organik ürünler tüketiciye birkaç kat fazlaya malolur. Ancak kontrol edilmiş yüksek kalite ve sürdürülebilir üretim şekli organik ürünlerin fiyatını dengeler.Organik ürünle beslenen tüketici,karnını doyurmanın yanında,
ileri yaşlardaki sağlık masraflarını sigorta etmiş olur. Organik ürüne ödenen paranın içinde tüketicinin sağlığını tehdit eden çevresel kirlilikten kurtulma masraflarının bulunduğunu da
kabul etmeliyiz.
Böylece,Organik ürünler kendilerine ödenen paranın karşılığını topluma geri ödemiş olur.
SAĞLIK BOYUTU
Organik tarım insan sağlığına saygılıdır.
Organik tarım insan sağlığına zarar vermeyen üretim teknikleri kullanmaktadır.
Devlet kimyasal gübre ve ilaçlardan doğan zehirlenmelerin ve hastalıkların verdiği zararlar yüzünden doğan masraflardan kurtulur. Kaliteli organik ürünler yanlış ve noksan beslenme rizikolarını önler.
Organik tarım sağlık harcamalarının aşağı çekilmesine katkı sağlar.
SOSYAL BOYUT

Organik tarım sosyalizasyon sağlar. Organik tarım geniş çapta işçilik gerektirir. Kırsal alanda iş bulma olanaklarını arttırır. Organik çiftlikler daha çok çırak eğitir. Organik Tarım küçük çiftliklerin dostudur.
ORGANİK ÜRÜNLERİN ŞANSI ve GELECEĞİ

Elde edilen bilimsel sonuçlar, organik tarım ürünlerinin belirgin bir şekilde konvensiyonel ürünlerden daha yararlı olduğunu göstermiştir. Organik Tarım sistemi ekolojik, ekonomik, sağlık ve sosyal boyutlarıyla topluma konvensiyonel sistemden daha yararlı olduğunu kanıtlamıştır.
Böylece tüketici organik ürünlere ödediği paranın karşılığını almış oluyor..
Kararı tüketici verecek.
KAYNAK:

ORGANİK TARIM İLE İLGİLİ KİTAPLAR

· Sürdürülebilir Rekabet Avantajı Elde Etmede ORGANIK TARIM SEKTÖRÜ: Sektörel Stratejiler ve Uygulamalar
Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu Derneği yayını – www.urak.org
Ekolojik (Organik, Biyolojik) Tarım Prof. Dr. Uygun Aksoy/ Dr. Ahmet Altındişli
ETO yayını - http://www.eto.org.tr/
· Ekolojik Tarım Eğitimi Ders Notları Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ETO (Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği) ETO yayını - http://www.eto.org.tr/

· Türkiye I. Ekolojik Tarım Sempozyumu Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ETO (Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği) , ETO yayını - http://www.eto.org.tr/

· Türkiye II. Ekolojik Tarım Sempozyumu ETO (Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Seracılık ve Narenciye Araştırma Enstitüsü - Antalya ETO yayını - http://www.eto.org.tr/

· Organik tarım Dr. Erol YENİCE - Dr. Erol YALÇINKAYA - Gülay BEŞİRLİ Dr. Hüseyin ÖZÇELİK - Mustafa GÖKÇE - Feyzullah KONAK Doç. Dr. Serap SOYERGİN - Prof. Dr. Yılmaz ŞAYAN Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yayını www.tb-yayin.gov.tr/yayinlar

· Organik Tarım Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ETO (Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği) ETO yayını - http://www.eto.org.tr/

· Organik Tarım El Kitabı Tarımsal Pazarlama www.tarimsalpazarlama.com/yayinayrinti.asp?Kod=39

· Teknik Tarım Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü www.izmir-tarim.gov.tr/yayinlar/ttkitap.asp

· Organik Tarım Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü www.izmir-tarim.gov.tr/yayinlar/ttkitap.asp

· Organik Tarım Sistemleri ve Çevre Prof. Dr. Sücaattin Kırımhan - http://www.kirimhan.com/

· Çiftçilik Sanatı – Georgica Publius Vergilus MaroYapı Kredi yayınları http://www.ykykultur.com.tr/?site=yayin

· Çevre ve Ekoloji Mine Kışlalıoğlu – Fikret Berkes Remzi Kitabevi – http://www.remzi.com.tr/

· Sulak Bir Gezegenden Öyküler Sargun A. Tont TÜBİTAK yayınları – http://www.tubitak.gov.tr/

· Organik Tarım Uğurer Yayıncılık - http://www.ugurer.com/

· Organik Tarım ve Hayvancılık Kırklareli Ticaret Borsası - http://www.kirklarelitb.org.tr/

08 Şubat 2009 Pazar

İLGİNİZİ CEKECEK ORGANİK TARIM SİTELERİ

1. www.cukurovaorganik.blogspot.com
2. www.ekologcukurova.blogspot.com
3. http://www.organikpazar.com/
4. http://www.izmirtarim.gov.tr/organik/organik.asp
5. http://www.ankara-tarim.gov.tr/diger/organik/organik.htm

devam edecek...

ORAGANİK TARIM YAPABİLİR MİSİNİZ?

1. BİLGİNİZ YOKSA, ORGANİK TARIM YAPAMAZSINZ.

2. BİLGİNİZ VAR - PARANIZ YOKSA,ORGANİK TARIM YAPAMAZSINZ.

3. BİLGİNİZ VAR - PARANIZ VAR AMA DÜRÜST DEĞİLSENİZ, ORGANİK TARIMYAPAMAZSINZ.

4. BİLGİNİZ VAR - PARANIZ VAR - DÜRÜST İSENİ AMA STRATEJİNİZYOKSA,ORGANİK TARIM YAPAMAZSINZ.

5. BİLGİNİZ VAR - PARANIZ VAR - DÜRÜST İSENİ - STRATEJİNİZ DE VAR AMAHEDEF YOKSA,ORGANİK TARIM YAPAMAZSINZ.

6.BİLGİNİZ VAR - PARANIZ VAR - DÜRÜSTSÜNÜZ - STRATEJİNİZ DE VAR -HEDEFİNİZDE VAR AMA HEDEFİNİZE ULAŞMAK İÇİN ADIM ATMIYORSANIZ,ORGANİKTARIM YAPAMAZSINZ.

S.Z. YILDIZ

UĞUR ÖDEVCİ&OKTAY SEZGİN

07 Şubat 2009 Cumartesi

ORGANİK TARIM YAPMAK MI İSTİYORSUNUZ?


İÇİNDEKİLER
- ORGANİK (EKOLOJİK, BİYOLOJİK) TARIM- Organik Tarımın İlkeleri- Organik Tarımın Avantaj ve Dezavantajları - Organik Tarıma Geçiş Sebepleri- Organik Ürünlerin Satın Alınmasındaki Tercih Sebepleri - Organik Tarım ve Bitki Koruma - Gıda Kirliliği, Tarımsal Kirlilik ve Organik Tarım - Organik Tarımda Gübreleme - Organik Ürünler ve Kullanılan Tanımlar DÜNYADA ORGANİK TARIM - Avrupa’da Organik Tarım - Amerika’da Organik Tarım - Akdeniz Ülkelerinde Organik Tarım - Avustralya ve Yeni Zelanda’da Organik Tarım - IFOAM, Amaçları ve Standartları TÜRKİYE’DE ORGANİK TARIM - Türkiye’de Organik Tarım Sisteminin İşleyişi - Kontrol ve Sertifikasyon TÜRKİYE’DE ORGANİK TARIM İLE İLGİLİ YÖNETMELİK - Kapsam - Organik Tarımın Genel Kuralları - Organik Tarıma Başlama- Geçiş Süreci ile İlgili İşlemler - Organik Bitkisel Üretim Kuralları - Toprak Koruma, Hazırlama ve Gübreleme - Ekim ve Dikim - Bitki Koruma - Sulama- Hasat - Organik Mantar Üretimi - Organik Hayvansal Üretim Kuralları - Organik Arı Yetiştiriciliği- Organik Su Ürünleri Üretiminde Genel Kurallar- Organik Ürünlerin İşlenmesi ve Ambalajlanması - Organik ve Geçiş Süreci Ürünlerinin Etiketlenmesi - Organik Ürünlerin Depolanması - Organik Ürünlerin Taşınması- Organik Ürünlerin Pazarlanması - Kontrol Sisteminin Özellikleri - Yetkilendirilmiş Kuruluşlar- Organik Tarım Komitesinin Oluşumu, - Görevleri, Çalışma Şekil ve Esasları - Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin Oluşumu, - Görevleri, Çalışma Şekil ve Esasları - Çeşitli Son Hükümler - Organik Tarım Yönetmeliği Ekleri

SİPARİŞ İÇİN:

UĞUR ÖDEVCİ

İRTİBAT TEL:

00905384991252

ugurodevci1987@hotmail.com

ORGANİK TARIM

Organik (ekolojik) tarım, belirli kural ve gereklilikler çerçevesinde yapılan ve doğayı sömürmeyen sürdürülebilir tarım yöntemidir.

Kuralları çerçevesinde çevresine duyarlı, sömüren değil sürdürülebilir olan bir üretim sağlar.
Üretilen ürünlerin kolayca izlenebilmesi ve her aşamada denetlenebilmesi ile tarımda ciddi bir denetim eksikliğini giderebilir.

Üretilen ürünlerin insan sağlığına zarar verebilecek kimi atıkları barındırmasının önüne geçerek hastalıkların yayılması/oluşmasını ciddi oranda engelleyebilir.
Organik tarım yalnızca insan sağlığını değil, aynı zamanda yaşam alanımız olan dünyanın korunmasını da sağlar.

Mevcut tarım topraklarının azalmasını, çölleşmesini, kullanılamaz hale gelmesini ve sömürülmesini de engeller.
Kaynak:
http://tr.wikipedia.org